SU ARITMA MİNERALLERİ

ALKALİ SU ÜRETİM CİHAZI ANTİOKSİDAN


ECOSOFT ALKALİ BOX ALKALİ SU

NEGATİF İYON TEKNOLOJİSİ

Arıtılmış ya da damacana, pet şişe gibi şişelenmiş hazır sular hastalıklardan korunmamız ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için yeterli değildir!Günümüz teknolojilerini kullanarak kirli su kaynaklarını evsel ve endüstriyel atıklardan bulaşan kimyasallardan ve mikrobiyolojik kirleticilerden arındırmak artık çok kolay.

Oysa suyu temizlemekle sağlıklı ve faydalı hale getirmek aynı şey değildir!

Önemli olan suyu sağlıklı hale getirmek yani suyun iyileştirici gücünü ortaya çıkarmaktır. 

Bilimsel pek çok araştırma yediklerimizin ve içtiklerimizin kanser ve pek çok hastalığa karşı hassasiyetimizi etkileyeceğini işaret etmektedir. Bazı yiyecek ve içecekler kanser ve diğer hastalıklara karşı savunmaya yardım ederken, bazıları hastalıkların gelişimine çanak tutmaktadır. Hastalıkların oluşumuna sebep olan hücresel oksidasyondan koruyan maddelere araştırmacılar ‘’ANTİ-OKSİDANLAR’’ demektedir. Bu durumda doğal anti-oksidanların alınması vücudun hastalıklara karşı savunmasında ve çeşitli hastalıkların iyileşmesinde etkili olacaklardır. Hergün düzenli olarak mineralli ve en önemlisi anti-oksidan gücü olan İYONİZE SU içilmesi de bu etkiyi sağlamaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü bir deklarasyonunda “eğer her gün düzenli olarak iyileştirilmiş alkali su içersek kanser dahil tüm hastalıkların %80 oranında azalacağı tahmin edilmektedir” açıklamasını yapmıştır. Bu bilimsel araştırmalar ışığında alkali, anti-oksidan (iyonize) suyu sıradan sulardan üstün kılan 4 önemli unsur tespit edilmiştir. Bu unsurlardan birinin eksik olması bile suyun niteliğini yetersizleştirir.


AKTİF OKSİJEN VE HASTALIKLAR

Aktif oksijen oldukça instabildir çünkü bir elektron eksiktir. Bu yüzden elektron alma hedefi vücuttaki normal hücrelerdir. Özellikle hücre zarı kolay bir hedeftir. Hücre zarı instabil durumda doymamış yağ asidinden oluşur böylece oksitlendiğinde lipit peroksitlere dönüşür ve zayıflamış metabolizmadan kaynaklanan ardışık oksidizasyondan dolayı zarar görür ve daralır (büzülür).Bu esnada DNA ya zarar veren aktif oksijen hücrelere girer. Bu kansere sebeb olabilir ve damar sertliğine sebep olan kolesterol okside olur. Araştırmalara Göre modern hastalıkların yaklaşık %90´ı aktif oksijenden kaynaklanır. Böylesi bir hasarın hayat kalitemize etkileri aşağıdaki gibidir.

Yaşlanma/kanser/Diyabet/damar sertliği/hipertansiyon/miyokardiyal damar tıkanıklığı/İnme/katarakt/Kronik eklem romatizması/kollajen hastalığı/atrofik dermatit / mide on iki parmak bağırsağı ülseri/ülseratif kolit/astım/bunama

Tam Kan analizi /LSA (kan hücre analizi) Vücüttaki aktif oksijenin çoğu kandaki eritrosit ve lökosit hücre zarına zarar verebilir sonrasında orjinal şekli bozulacaktır ve kan oksidize ve yapışkan olacaktır. YİP (Yükseltgeme İndirgeme Potansiyeli) -Bu,deoksidasyon seviyesini ölçmek için bir değerdir. -Birimi mv´dir. -Daha yüksek değer daha fazla oksitlenme anlamına gelir -Oksitleme derecesi pozitif (+) sayı ile gösterilir -Daha düşük değer fazla oksijen giderme anlamına gelir. Deoksidasyon seviyesi negatif (-) sayı ile gösterilir Örneğin, Oksijen(+820mv)-Güçlü oksitleyici Hidrojen (-420mv)-Güçlü Deoksidasyon

Sağlıklı içme suyunda Aşağıdaki minareller bol miktarda bulunmalıdır.

a)Kalsiyum b)Sodyum c)Potasyum d)Demir e)Magnezyum

Aşağıdaki çizelgede dünyanın en pahalı sularının tahlil sonuçları görülmektedir. Bu sular bu mineralleri içerdiği için pahalıdır

 

Marka İsmi

Kalsiyum

Magnezyum

Sodyum (Mg/Lt)

Apollinaris

89

104

425

Evian

78

24

5

Kentuyc Spring

80

15

9

Mendocino

310

130

240

Perrier

145

4

14

Vichy Springs

157

48

109

 

 

NEDEN ALKALİ  SU İÇMELİYİZ ? 

1-)Negatif ORP değeri ile güçlü antioksidan etkiye sahiptir.

2-)Vücüdün ph dengesi korumasına yardım eder ve hastalıkları engeller.

3-)Olağanüstü hücresel nemlendirme ve dekost sağlar 

4-)vücüdün enerjisini ve zindeliğini arttırır.

5-)Serbest radikalleri nötralize eder.

6-)Vücuttaki asidik atıkları temizler ve zayıflamaya yardımcı olur. Oksidosyonun Yaşamsal Organlar Üzerindeki Etkileri Oksidayona Uğrayan Doku Sonuçta Ortaya Çıkan Rahatsızlığı Karaciğer Hepatit,Siroz,Kanser Pankreas Pankreatit,diyabet,kanser Böbrek Nefrit,nefroz,kanser

 

ANTIOKSIDAN SU VE SAĞLIK 

İçme suyu şebekesine bağlanarak kullanılan EcoSoft Alkali Su İyileştirme Makinesi özellikle; obezite, kalp ve damar rahatsızlıkları, diyabet, kemik erimesi, böbrek rahatsızlıkları ve kabızlık gibi kronik pek çok rahatsızlığın önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Günümüzde, hızlı ve sağlıksız beslenme kültürünün yanında yoğun iş stresi ve çevre kirliliği gibi etkenler, erken yaşlardan itibaren pek çok sağlık sorunu ile karşı karşıya kalınmasına neden oluyor. Bu durumun önüne geçmek için başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere özellikle gelişmiş ülkelerde, alkali mineraller açısından zengin, doğal gıdalarla beslenmeyi temel alan “Alkali Yaşam” modeli uygulanmaya çalışılıyor. Ancak bir yandan kent yaşamının getirdiği olumsuz etkiler,EcoSoft Alkali gibi vücudun alkali özelliğini korumaya katkı sağlayan bazı destek ürünlerden yardım alınıyor. EcoSoft sudaki pH değerini yükselterek , vücudun asiditeye karşı korumasına destek oluyor.

Uzmanlar, birçok hastalığın başlangıç nedenini; vücuttan atılamayıp ana organlar etrafında biriken asidik atıkların, bu organlar çevresinde başlattığı hücre dejenarasyonu olarak gösteriyor. Dolayısıyla, hastalıkların önüne geçebilmek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için vücutta biriken asidik atıkların vücuttan atılması veya nötralize edilmesi gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre alkali mineraller ve suya kazandırılan negatif ORP değeri vücudun ideal pH dengesini koruyarak asidik atıkların birikmesine engel oluyor ve bu atıkların çözülerek vücuttan atılmasını sağlıyor. İnsan vücudu, sahip olması gereken alkali özelliği, başta sebze ve meyveler olmak üzere alkali mineraller bakımından zengin gıdalarla beslenilerek sağlıyor. Ancak, günümüzün yaşam koşulları içinde sebze ağırlıklı beslenmenin zorluğu, maruz kalınan aşırı stres ve çevre kirliliği gibi nedenlerden ötürü insan vücudu ihtiyacı olan alkali mineralleri doğal yoldan yeteri kadar karşılayamıyor.

Bu yüzden uzmanlar, asidik & alkali dengesini kurmaya ve alkali miktarını artırmaya yönelik bir takım destek ürünleri öneriyor. EcoSoft Su İyileştirme makinesinin sağladığı yüksek alkali özellikteki bu su da her gün düzenli olarak kullanıldığında, vücudun dengesini sabit tutmaya ve asidik atıkların zararlı etkilerinden korunmaya yardımcı oluyor.. Günde 4-5 bardak Alkali ve negatif ORP değerli antioksidan su içildiğinde vücudun ihtiyacı olan miktar karşılanmış oluyor. Bu sayede bağışıklık sistemi güçleniyor ve hastalıklarla mücadele de vücudun direnci maksimum seviyeye çıkıyor. Bu sayede hücresel yaşlanmanın da yavaşlatılması sağlanıyor. Günümüzdeki en etkili anti-aging uygulaması bu özelliklerdeki su sayesinde kolaylıkla yapılabiliyor.

 

NEDEN "ALKALİ İYONİZE SU" ? 

1.Güçlü antioksidan özelliğe sahiptir.

2.Kalsiyum,magnezyum gibi vücut sağlığı için hayati öneme sahip sudaki minareller açısından zengindir.

3.İndirgenmiş,küçük moleküler küme yapısı olağan üstü hücresel nemlendirme (hidrasyon) sağlar.

4.Vücüdun pH dengesi korunmasına yardım eder ve bağışıklık (immün) sistemini destekler.

5.Kanser dahil 50 den fazla dejeneratif hastalığın nedeni olduğu kabul edilen "serbest radikalleri" nötralize eder.

6.Güçlü dekost özelliğiyle vücudu "zararlı toksit atıklar"dan temizler.

 7.Yemek pişirirken sebzelerdeki vitamin ve mineralleri korur.

 

Ph değeri ve kilo kontrolü 

Günümüzde Bilim adamları yediğimiz ve içtiğimiz gıdaların pH değerlerinin kilo ile birebir ilişkisini çarpıcı analizlerle göz önüne koyuyor. Aslında her gün tükettiğimiz suyun bile alkalik olması yılda 2.5 kilo kaybetmemize sebep olmakta. Özellikle asitli gıdaların mide asidini olumsuz yönde etkilemesi ve vücudu yorması dışında bu asitli gıdaların daha fazla yağ tutulmasına sebep olması söz konusu. Kanımızın asit-baz dengesinde bazik tarafta olması yenilen gıdaların kana karışmadan önce bazik hale (alkali) getirilmesini gerekli kılmaktadır.

Alkalizasyon adı verilen bu işlemin de karaciğerde yapılması bu asidik gıdaların fazla tüketilmesi yağlanmaya neden olması aslında bir koruma mekanizması. Alkali besinlerle beslenmenin ve alkali su tüketmenin metabolizmayı hızlandırarak kilo verme üzerine etkilerini inceleyen bilim adamlarının mikroskobik düzeyde çarpıcı kan analizleri var. Bu durumda içtiğimiz suyun pH düzeyinin 7 ve üstünde olmasına özen göstermeli. Asitli içecekleri  (kahve, çay, alkol, her tür gazlı içecek ve meyve sularını) asgari ölçüde tüketmek ve bunları tükettiğimiz zaman daha fazla alkali su tüketerek önlem almalıyız.

Detoks içeceklerinin özellikle alkali olmasına özen göstermek, faydadan çok zarar olmaması için dikkat etmek. Metabolizmayı canlandırmak için gıdalardan gereken oranlarda faydalanmak, yani az yağlı yiyerek hayvani yağlardan uzak durup ölçülü oranda bitkisel yağlardan ve balıktaki gibi omega 3-6 içerikli doymamış yağlardan faydalanmak. Hızlanmaya başlayan ve canlanan metabolizmaya egzersiz yaparak ve belli kas gruplarını düzenli olarak çalıştırarak katkıda bulunmak ve bu hızı idame edebilmek. Hem cilde hem de sağlıklı bedene kavuşmada faydalı olan bazı anti-oksidanları ve gıda takviyelerini doktorunuza danışarak periyodik olarak tüketmek.

  

PEKI KANIMIZI ASIDIK YA DA ALKALiK YAPAN BESINLER NELERDIR?

Asidik yapan besinler; özet olarak tüm şeker içeren içecek ve yiyecekler, kuru yemişler, köy peyniri, patates, sakatatlar, çoğu etler, kümes hayvanları, kabuklu deniz mahsülleri,

Alkalik yapan besinler; en çok ağırlık vermemiz gereken besin grubudur . Kanımızın da alkalik bir yapıya sahip olduğunu düşünürsek , vücudumuzun sindiriminde de zorlanmadığı en iyi besinler olarak düşünebiliriz. En alkalik besin olan anne sütünden sonra, yeşil sebzeler, soya filizi, salatalık, domates, dolmalık biber, deniz sebzeleri, brokoli, lahana, maydanoz, yeşil fasulye, ıspanak, sarımsak, karalahana, hindiba, brüksel lahanası, bamya, pırasa, roka, hardal, kabak, su teresi, frenk soğanı, avokado sayılabilir. Burada önemli olan, sindiriminde asidik bir ortam sağlayan proteinlerin genel beslenmemizde % 20 - 25 civarında yer  almasıdır. Mümkün olduğunca, protein tüketimi gerçekleştirildiğinde yeşil sebze ve salata türlerinin de birlikte tüketilmesine özen gösterilmelidir . Yağ alımını sıfırlamayınız. Kaliteli yağ tüketiniz. Oksijen ve sudan sonra, sağlıklı ve formda bir vücut için en önemli unsur yağdır. Hücre zarlarının ve hücrelerin enerji üretebilmesi ve işlevi için yağlar çok önemlidir. Özellikle sinir hücrelerinin işlevinde, dolayısıyla beyin işlevlerinde de yağların çok önemli bir rolü vardır. Tüketilmesi gereken yağların başında, tekli doymamış yağlar, çoklu doymamış yağlar ve temel yağ asitleri olarak bilinen omega - 3 ve omega - 6 yağları olmalıdır. .

İDEAL SAĞLIK VE İDEAL KİLO İÇİN SUYA İHTİYACINIZ VAR!

Eğer yeterince su içmezseniz şişmanlarsınız.

Yediğimiz bazı besinlerin vücutta asidik bir ortam oluşturduğunu artık biliyoruz. Kanınız asidik bir dolaşım sağladığında tüm vücudunuz ve organlarınız  bundan olumsuz etkilenir. Vücut bu asidik ortamdan kendini korumak için yağ hücrelerinden destek almaya başlar ve dolayısıyla yağlanmaya eğiliminiz artar. En önemlisi vücudunuz suyu, asitleri ve atık maddeleri idrar, ter ve bağırsak yoluyla atabilmek için kullanır. Vücut asitli ortamı temizleyemezse yağ depolama durumuna geçiş yapar .
Her şeyden öte hafif bir susuzluk bile metabolizmayı % 3 oranında yavaşlatmaktadır.

Alkalik suyun önemi
Saf, damıtılmış suyun pH değeri ortalama 7 olarak bilinmektedir. Yedinin üzerindekiler alkaliktir ve asidik suya oranla daha verimlidir. Fakat alkalik sudan tam olarak faydalanmak için, sizi şişmanlatan asitleri nötrlemesi adına, suyunuzun pH değeri en az 9,5 seviyelerinde tutulmalıdır . 
Ciddi obezite ve sağlık durumları karşısında pH değeri 11,5 -12 lere kadar olan suyun içilmesi tavsiye edilmektedir .

 

BOL SU IÇEN ÇOCUKLARIN BOYLARI DAHA FAZLA UZUYOR!

Çocuk gelişimi uzmanları, kalsiyum ihtiyacının en iyi su ile karşılandığına dikkat çekerek, boy gelişimi için çocukların bol su içmesini tavsiye ediyor.

Beslenme ve diyet uzmanı Dr. Yasemin Bradley, kalsiyumun insan vücudu için en önemli elementlerin başında geldiğine değinerek, çocukların PH değeri yüksek doğal mineralli su içmelerinin kemik yoğunluklarının artmasına ve boylarının uzamasına yardımcı olduğunu ifade ediyor.

Günümüz çocuklarının 40 yıl öncesine göre çok daha fazla yağ, şeker ve tuz içeren yiyeceklerle beslendiğini söyleyen Bradley, "Çocuklarınızın uzun boylu olmasını istiyorsanız, özellikle gelişme çağında onlara bol bol su içirin." diyor.

Beslenme uzmanı Bradley, süt ve süt ürünleri ile balık ve kuru baklagillerin de kalsiyum bakımından zengin besinler olduğunu belirtiyor.

 

 

Takvim
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84666.8741
Euro7.72557.7564
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret158748